Defined Poise, giyimi yalnızca görünen bir stil unsuru olarak değil, kişinin içsel hâlinin dışa yansıyan sessiz bir ifadesi olarak ele alır.
Bu koleksiyon, dikkat çekmek için değil; bir duruşu taşımak, bir varoluşu hissettirmek için vardır. Gösterilenle yetinmez; hissedilenin alanında konumlanır.
Biçim, bu yaklaşımda bir amaç değil, özün doğal sonucudur.
Bu koleksiyon, tek bir fikrin farklı anlarda, farklı yoğunluklarda beliren hâllerinden oluşur. Aynı çizgide ilerlerken değişir; değişirken özünü korur.
Her parça, süreklilik içinde akan ama birbirini tekrar etmeyen bir anlatının parçasıdır.
Latent ve Inherent, Defined Poise’un iki ayrı ama birbirini tamamlayan ifadesidir.
Latent, henüz tam olarak açığa çıkmamış olanı taşır; sessiz bir potansiyeli, fark edilmeden var olan bir gücü temsil eder. İçte biriken, zamana ve temasa ihtiyaç duyan bir hâlidir.
Inherent ise zaten orada olanı, özde var olanı görünür kılar. Sonradan eklenmiş değil; doğal, kendiliğinden ve tartışmasız bir duruşu ifade eder.
Defined Poise, bu iki hâl arasındaki geçişi, kopmadan devam eden bir dengeyi anlatır. Ne ani bir dönüşüm ne de keskin bir iddia vardır.
Sessiz, kendinden emin ve süreklidir.
Defined Poise, giyimin ötesinde, zamansız bir varlık hâlinin adıdır.